
AVUKATLARDAN SU NÖBETİNE DESTEK
İSTANBUL BAROSUNDAN ADALET NÖBETİ AVUKATLARI, BİR HAFTA ÖNCE KİRAZLI BALABAN DA BAŞLAYAN SU VE VİCDAN NÖBETİNE DESTEK OLMAK İÇİN ÇANAKKALE’YE GELDİLER. NÖBET YERİNDE İNCELEMELERDE BULUNAN AVUKATLAR ALTIN MADENİ ŞANTİYE ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.
Kirazlı' da Altın Madeni Çalışmaları Sürerken, Sivil Toplum Kuruluşları ve Çevreciler' de, Su ve Vicdan Nöbetine Devam Ediyorlar.İstanbul Barosuna Kayıtlı Adalet Nöbeti Avukatları Bugün Kirazlı Balaban Mevkiine Gelerek Su ve Vicdan Nöbeti Tutanlara Destek Verdiler. Su nöbetinin 7. gününde Adalet Nöbeti Avukatları da Kirazlı-Balaban Mevkiine ziyarette bulundu. İstanbul Barosuna bağlı Adalet Avukatlarına, CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, Belediye Başkan Yardımcıları İrfan Mutluay ve Rebiye Ünüvar ile Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu da eşlik etti. Avukatlar Altın Madeni Şantiye Sahası Yanına Giderek, Altın Madeni Sahası Hakkında Belediye Başkan Yardımcısı İrfan Mutluaydan Bilgi Aldılar. Adalet Nöbeti Avukatları Adına Basın Açıklamasını İstanbul Barosu Avukatlarından Selin Nakıpoğlu Yaptı.Nakipoğlu “Bizler yaklaşık üç senedir ülkemizde yaşanan adaletsizliklere karşı Adalet Nöbeti tutan avukatlarız. Nöbetimiz kısa sürede İstanbul sınırlarını aştı. İl il dolaşıp adalet talebimizi dile getirdik. Bu süreçte tutuklanan avukat arkadaşlarımız için adalet talebimiz de bütün adaletsizliklere karşı durmak olarak genişledi. İşte bugün buraya Kazdağlarında yaşanan adaletsizliğe tepki göstermek için geldik. Yaşamımızı, geleceğimizi, suyumuzu, ülkemizin akciğerleri olan Kazdağlarının sesi olmak adına buradayız. Kanadalı Alamos Gold isimli şirketi altın için 200 bin ağacımızı, binlerce hayvanın yuvasını, orman ekosistemini katletmiştir. Homeros İlyada'sında ‘bol pınarlı ve vahşi hayvanların anası' diye bahsedilen Kazdağları binlerce senelik mirastır. Ülkemizin akciğeridir. Bugün hala Çanakkale'nin tek içme ve kullanma suyu bu bölgeden temin edilmektedir. Doğamızı, ağacımızı, çiçeğimizi, böceğimizi emperyalist şirketlere ve onun yerli işbirlikçisi açgözlülere peşkeş çektirmeyeceğiz” dedi. Ağaç kesimlerine değinen Nakıpoğlu; “Tarım Bakanlığı kesilen ağaçların sayısının 13 bin olduğunu iddia etmektedir. Bakana sormak isteriz ki, 13 bin ağaç sizin için ne ifade etmektedir? Bu tam da bahsettiğimiz katliamın itirafıdır. Hepimizin bildiği gibi, orman ekosisteminin oluşması onlarca sene alır. Yokluğu ise en büyük fakirlik demektir. Bugün Kazdağları'nda iki altın madeni faaliyettedir. Faaliyetteki bu işletmeler dışında altın ve gümüş rezervlerine yönelik onlarca şirkete maden arama ruhsatı verildiği bilinmektedir. Bu durum Kazdağı ve yöresindeki ekosistemi, endemik ve nadir bitki türleri ve doğal habitatlarını tehdit etmektedir” şeklinde konuştu. Açıklamasını sürdüren Nakıpoğlu:” Siyanürle altın çıkarmanın sonuçlarını siz bizden iyi biliyorsunuz. Emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin kazanacağı birkaç milyar dolar için siyanürle zehirlenen topraklar yüzlerce yıl temizlenmeyecek. Burada topraklarımızı zehirleyen zihniyet para uğruna dünyayı mahvediyor. İklim değişiyor. Kutuplardaki buzullar eriyor. Deniz seviyesi yükseliyor. Sık sık sel felaketleri yaşıyoruz. Bu paragözleri durduramazsak çocuklarımıza, torunlarımıza yaşayabilecekleri bir dünya kalmayacak. Herkesi buradaki adaletsizliğe karşı çıkmaya çağırıyoruz. Artık burası da bizim adalet nöbeti tutacağımız bir alan. Buradayız. Burada olmaya devam edeceğiz” dedi.
